Her yıl yüz binlerce öğrenci LGS'ye hazırlanıyor.
Benzer kitaplar çözülüyor.
Benzer konu anlatımları dinleniyor.
Benzer denemelere giriliyor.
Ancak sınav sonuçları açıklandığında aynı tabloyla karşılaşıyoruz:
Bazı öğrenciler hedeflerine ulaşırken, bazıları potansiyellerinin oldukça altında kalıyor.
Bu noktada ailelerin ve öğrencilerin sorduğu temel soru şu oluyor:
"Başarılı öğrenciler neyi farklı yapıyor?"
Yıllardır ortaokul öğrencileriyle çalışan bir eğitim psikoloğu ve rehberlik uzmanı olarak şunu söyleyebilirim:
LGS'yi kazanan öğrenciler diğerlerinden daha zeki oldukları için başarılı olmuyorlar.
Daha fazla soru çözdükleri için de değil.
Asıl fark, süreci yönetme biçimlerinde ortaya çıkıyor.
Çünkü LGS yalnızca bilgi ölçen bir sınav değildir.
Aynı zamanda dikkat yönetimini, öz disiplini, psikolojik dayanıklılığı, zaman kullanımını ve öğrenme becerilerini ölçen uzun soluklu bir süreçtir.
Başka bir ifadeyle LGS, yalnızca akademik değil; aynı zamanda psikolojik bir maratondur.
LGS Bir Bilgi Yarışması Değil, Süreç Yönetimi Sınavıdır Birçok öğrenci hazırlık sürecine şu düşünceyle başlıyor:
"Daha çok çalışırsam daha başarılı olurum."
İlk bakışta mantıklı görünen bu yaklaşımın önemli bir eksikliği vardır.
Çünkü akademik gelişimi belirleyen temel unsur çalışma süresi değil, çalışma kalitesidir.
Bugün birçok öğrenci masa başında saatler geçiriyor.
Ancak bu sürelerin önemli bir bölümü verimsiz geçiyor.
Buna karşılık bazı öğrenciler daha kısa sürelerde çok daha etkili ilerleme sağlayabiliyor.
Farkı yaratan şey çalışma miktarı değil, sistem kurabilme becerisidir.
Başarılı öğrenciler ders çalışmayı günlük bir motivasyon meselesi olarak görmez.
Onlar ders çalışmayı bir sistem olarak ele alırlar.
Motivasyonları düştüğünde de sistem çalışmaya devam eder.
Başarılı Öğrencilerin Ortak Özelliği: Öz Düzenleme Becerisi Eğitim psikolojisinde son yıllarda en çok üzerinde durulan kavramlardan biri öz düzenleme becerisidir.
Öz düzenleme;
- hedef belirleme,
- plan yapma,
- dikkati yönetebilme,
- zamanı kullanabilme,
- hataları analiz edebilme,
- süreci takip edebilme
gibi becerilerin bütünüdür.
LGS'de başarılı olan öğrencilerin önemli bir kısmında bu becerilerin gelişmiş olduğunu görüyoruz.
Bu öğrenciler yalnızca ne çalışacaklarını değil;
nasıl çalışacaklarını da bilirler.
Bir konu eksik olduğunda bunu fark ederler.
Bir deneme kötü geçtiğinde nedenlerini araştırırlar.
Bir hata yaptıklarında bahane üretmek yerine çözüm üretirler.
Kısacası sürecin sorumluluğunu üstlenirler.
Deneme Sonucu Değil, Deneme Analizi Kazandırır
LGS hazırlığında en sık yapılan hatalardan biri deneme sonuçlarına gereğinden fazla odaklanmaktır.
Öğrenciler puana bakar.
Veliler sıralamaya bakar.
Ancak çoğu zaman asıl değerli bilgi gözden kaçar.
Hataların nedenleri.
Başarılı öğrenciler her denemeyi bir değerlendirme aracı olarak kullanırlar.
Şu soruları sorarlar:
- Bu yanlış bilgi eksikliğinden mi kaynaklandı?
- Dikkat hatası mı yaptım?
- Soruyu yanlış mı okudum?
- Zaman yönetiminde mi zorlandım?
- Kaygı performansımı etkiledi mi?
Bu yaklaşım sayesinde her deneme yeni bir öğrenme fırsatına dönüşür.
Başarısız öğrenciler sonuçla ilgilenir.
Başarılı öğrenciler süreçle ilgilenir.
Motivasyon Değil, Disiplin Kazandırır LGS sürecinde öğrencilerin en çok kullandığı ifadelerden biri şudur:
"Motivasyonum yok."
Oysa motivasyon çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır.
Motivasyon süreklilik göstermez.
Bazı günler yüksektir.
Bazı günler düşüktür.
Bu son derece normaldir.
Başarılı öğrencileri farklı kılan şey motivasyonlarının hiç düşmemesi değildir.
Motivasyon düştüğünde de çalışmaya devam edebilmeleridir.
Çünkü başarı çoğu zaman istekli olduğumuz günlerde değil;
isteksiz olduğumuz günlerde gösterdiğimiz davranışların sonucunda ortaya çıkar.
Bu nedenle LGS hazırlığında öğrencilerin geliştirmesi gereken en önemli becerilerden biri disiplinli çalışma alışkanlığıdır.
MEB'in Yeni Nesil Sorularında Asıl Ölçülen Nedir? Son yıllarda LGS sorularının yapısı önemli ölçüde değişti.
Artık öğrencilerden yalnızca bilgi hatırlamaları beklenmiyor.
Bilgiyi yorumlamaları,
ilişkilendirmeleri,
analiz etmeleri,
çıkarım yapmaları
bekleniyor.
Özellikle Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri testlerinde öğrencilerin;
- okuduğunu anlama,
- dikkat yönetimi,
- muhakeme kurma,
- problem çözme
becerileri ön plana çıkıyor.
Bu nedenle yalnızca konu bitirmek artık yeterli değil.
Öğrencinin düşünme becerilerini geliştirmesi gerekiyor.
LGS'nin zorlayıcı tarafı da tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Kaygı Yönetebilen Öğrenci Avantaj Sağlıyor LGS süreci yalnızca akademik değil, duygusal bir süreçtir.
Özellikle sınava yaklaşılan dönemlerde öğrencilerde;
- başarısızlık korkusu,
- gelecek kaygısı,
- aile beklentisi,
- kıyaslanma baskısı
artış gösterebilir.
Belirli düzeyde kaygı performansı destekleyebilir.
Ancak kontrol edilemeyen kaygı dikkat ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiler.
Bu nedenle başarılı öğrencilerin ortak özelliklerinden biri de duygularını yönetebilmeleridir.
Onlar kaygıyı yok etmeye çalışmazlar.
Kaygıyla birlikte hareket etmeyi öğrenirler.
Ailelerin Süreçteki Rolü Bir öğrencinin LGS performansını belirleyen en önemli faktörlerden biri de aile ortamıdır.
Destekleyici aileler;
- süreci takip eder,
- çocuğu dinler,
- gerçekçi beklentiler oluşturur,
- başarıyı yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmez.
Buna karşılık sürekli baskı, kıyaslama ve eleştiri öğrencinin performansını düşürebilir.
Çünkü öğrenme güven ortamında gelişir.
Korku ortamında değil.
Bu nedenle ailelerin görevi sürekli kontrol etmek değil;
süreci sağlıklı şekilde desteklemektir.
Sonuç: Başarı Bir Sonuçtur, Sistem Değil LGS'de başarılı olan öğrencileri dışarıdan baktığımızda genellikle sonuçları görürüz.
Yüksek netleri.
İyi okulları.
Dereceleri.
Ancak görünmeyen tarafta çok daha önemli bir şey vardır:
Sistem.
Planlı çalışma.
Öz düzenleme.
Hata analizi.
Duygu yönetimi.
Süreklilik.
Aslında başarılı öğrenciler diğerlerinden farklı bir sınava girmezler.
Onlar süreci farklı yönetirler.
Bu nedenle LGS hazırlığında asıl soru:
"Bugün kaç soru çözdün?"
değil,
"Kendini ne kadar geliştirdin?"
olmalıdır.
Çünkü kalıcı başarı, geçici motivasyonların değil; doğru kurulan sistemlerin ürünüdür.
- Öz düzenlemeli öğrenme
- Deneme ve hata analizi
- Sınav kaygısı ve psikolojik dayanıklılık

